02:00
Allah bana akıl vermiş, fikir vermiş. Ben kimsenin aklıyla hareket etmem. Benim doğrum benim doğrumdur, yanlışım da benim yanlışımdır. Kimseden icazet almam.
Ben her ne şartta olursa olsun özelleştirmeye karşıyım kardeşim.
Bir ülke büyük olacaksa üretecek, kaynaklarını koruyacak ve elindeki imkânları geleceğe taşıyacak. Mesele yapmak olmalı; yıkmak veya satmak değil.
Devlet kurumları zarar ediyorsa bunun sebebi araştırılır, yanlış yönetim varsa düzeltilir. Ama “zarar ediyor” denilerek çözümü özelleştirmede aramak bana göre doğru değildir.
Çaykur gibi stratejik kurumlar, ülkenin önemli kaynaklarıdır. Aynı şekilde 15 Temmuz Şehitler, Fatih Sultan Mehmet ve Yavuz Sultan Selim Köprüleri de bu ülkenin gelir sağlayan, geleceğe bırakılması gereken değerleridir. Bunlar altın yumurtlayan tavuksa, tavuğu kesmek yerine daha fazla yumurtlatmanın yolunu bulmak gerekir.
Bu benim şahsi kanaatimdir ve açıkça söylüyorum: Babam bugün mezardan kalkıp gelse, yine bu fikrimden vazgeçmem.
Böylesine kritik meselelerde milletin iradesine güvenilmesinden yanayım. Gerekirse referandum yapılır, millet ne diyorsa o olur. Olmadı, sandıkta milletin önüne konur; 2027’de yapılacak genel seçimde halk hangi siyasi partiye, hangi hükümete yetki verirse, bu kararları da o irade verir.
Devletin malı milletin emanetidir. Emanete sahip çıkmak da bizim millî ve ülkücü duruşumuzdur.
Yapmak kolay değildir. Yıkmak ise bir günde olur. Biz yıkmanın değil, devletin ve milletin değerlerini koruyarak daha büyüğünü yapmanın tarafındayız.
Eğer bu söylentiler gerçek ise ki, gerçek; Resmî Gazete’de yayımlandı. O hâlde bu hatadan en kısa zamanda dönülmeli, özelleştirme gibi ucube işler rafa kaldırılmalıdır.

KOCAELİSPOR’DAN HABİB KEÏTA’YA FESİH!
