02:00
08 Eylül 2026 Salı
Sandık Sizin İçin Demokrasi, AK Parti İçin Gasp mı?
Başkanı vefat eden yada bir soruşturma nedeniyle görevden uzaklaştırılan belediye başkanlarının yerlerine Türkiye’nin bazı bölgelerinde seçimler yapılıyor.
Bu seçimleri doğrudan halk değil, belediye meclis üyeleri seçiyor.
Siyasette son dönemde öyle bir anlayışla karşı karşıyayız ki insan sormadan edemiyor:
Muhalefet adayı kazanınca demokrasi, AK Parti kazanınca gasp deniyor.
Sandıktan çıkan sonuç sizin istediğiniz gibi olduğunda “millet iradesi” deniliyor. Sonuç beklentinizin aksine çıktığında ise bir anda sandık sorgulanmaya, seçim tartışılmaya, hatta ortaya “gasp” gibi ağır ifadeler atılmaya başlanıyor.
Peki ama demokrasi sadece işimize gelen sonuçları kabul etmek midir?
Demokrasi, sandıktan çıkan sonucu beğensek de beğenmesek de kabul edebilmektir. Milletin tercihine saygı göstermek, yalnızca kendi seçmenimizin tercihine saygı göstermek değildir.
AK Parti kazandığında “gasp” diyerek seçmenin iradesini küçümsemek, aslında demokrasinin temel mantığıyla çelişir. Çünkü sandık bir gün bir tarafı, başka bir gün diğer tarafı sevindirebilir.
Siyasetçinin görevi, her seçimde kazanmak değildir. Asıl mesele, milletin kararına saygı gösterebilmektir.
Bugün bir parti kazanır, yarın başka bir parti…
Ama değişmeyen tek şey sandık olmalıdır.
O nedenle artık şu çifte standardı bir kenara bırakmak gerekiyor:
Sizin kazandığınız seçim demokrasi ise, başkasının kazandığı seçim de demokrasidir.
Milletin iradesini sadece kendi hanenize yazmak, demokrasi değil; siyaseti kendi penceresinden okumaktır.
Ve unutulmamalıdır:
Sandık, kimsenin tapulu malı değildir.
Sandık milletindir.