02:00
Fatma Kaplan Hürriyet’in yerel basına karşı sergilediği dik duruşun ardından, başkanvekilliği koltuğuna oturan Lütfü Obuz’un ilk adımlarının nasıl bir mesaj taşıdığı tartışılmalı.
Emanet koltukta oturmak, belediyenin iletişim politikasını kökten değiştirmek anlamına mı geliyor?
Fatma Kaplan Hürriyet, İzmit Belediye Başkanlığı görevini yürüttüğü dönemde yerel basın konusunda taviz vermeyen bir isimdi. Belediyenin faaliyetlerinin bazı yayın organlarında kasıtlı olarak görmezden gelindiğinden yakınır, bu duruma tepki gösterirdi.
Kendisine göre belediyenin haberlerini yayımlamayan, yapılan hizmetleri kamuoyuna taşımayan yayın organlarına ilan ve reklam desteği verilmemeliydi.
Hürriyet, bu tavrıyla zaman zaman eleştirilerin hedefi olsa da yerel basın karşısında kendi çizgisini korumaya çalışıyordu.
Mesajı açıktı: Belediyenin kaynakları kullanılırken yayın politikaları da göz önünde bulundurulmalı, kamu bütçesi karşılığında haber beklentisi oluşturulmamalıydı.
Elbette bu yaklaşımın doğruluğu, yanlışlığı ayrı bir tartışma konusu. Ancak ortada bir gerçek var: Hürriyet, yerel basınla ilişkilerinde kendine özgü bir tutum ortaya koymuştu.
Emanet koltukta ilk sınav Bugün ise İzmit Belediyesi’nde farklı bir dönem yaşanıyor.
Fatma Kaplan Hürriyet’in, kamuoyuna yansıyan yolsuzluk ve rüşvet iddiaları kapsamında yürütülen soruşturma nedeniyle tutuklanmasının ardından, belediye meclis üyesi Lütfü Obuz başkanvekili seçildi.
Burada önemli bir ayrıntının altını çizmek gerekiyor: Hakkındaki iddialar yargı sürecinde kesinleşmeden hiç kimseyi suçlu ilan edemeyiz. Hürriyet’in hukuki durumu ve görevine dönüp dönmeyeceği de ilgili süreçlerin sonucuna bağlı.
Ancak siyasi ve idari açıdan tartışılması gereken başka bir konu var:
Başkanvekilliği koltuğuna oturan isim, kendisinden önceki yönetimin çizgisini mi sürdürecek, yoksa farklı bir yol mu izleyecek?
Lütfü Obuz’un ilk icraatları üzerinden bu soruya yanıt aramak gerekiyor.
İddialara ve kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, Hürriyet döneminde ilan ve reklam desteği verilmeyen bazı yayın organlarıyla ilişkilerde yeni bir yaklaşım ortaya çıktı. Bu yayın organlarına yüksek tutarlı ilan ve reklamlar verilmesi, belediyenin basın politikasında değişiklik olup olmadığı sorusunu gündeme taşıdı.
Eğer bu değişiklik gerçekten söz konusuysa, kamuoyunun sorması gereken sorular var.
Daha düne kadar belediyenin haberlerini yayımlamadığı gerekçesiyle eleştirilen yayın organlarına bugün neden ilan ve reklam veriliyor? Obuz Efendi.!
Önceki dönemde uygun görülmeyen bu destekler, hangi ölçütlere göre şimdi uygun görülüyor? Obuz Efendi!
Değişen ne oldu? Obuz Efendi!
Amaç gönül almak mı, yeni bir dönem başlatmak mı? Obuz Efendi!
Lütfü Obuz’un bu adımlarını kendisini yerel basına sevdirmek için attığını söylemek mümkün mü?
Yoksa önceki yönetimin sert tutumundan uzaklaşarak daha yumuşak bir iletişim politikası mı izlemek istiyor?
Bunlar yanıtı henüz net olmayan sorular.
Ancak bir başka ihtimal daha var: Yeni yönetim, belediyenin basınla ilişkilerinde geçmişte yaşanan gerilimleri ortadan kaldırmak ve daha geniş bir iletişim ağı kurmak istiyor olabilir. Böyle bir amaç varsa bunun da şeffaf, adil ve ölçülebilir kriterlerle ortaya konulması gerekir.
Çünkü belediyenin ilan ve reklam bütçesi, herhangi bir yöneticinin kişisel tercihiyle dağıtılabilecek bir kaynak değildir. Bu para İzmit halkının parasıdır. Dolayısıyla her kuruşun hesabı verilebilmeli, ilanların hangi kriterlere göre dağıtıldığı kamuoyuna açıklanabilmelidir.
Bir yayın organına ilan verilmesi de verilmemesi de objektif ölçütlere dayanmalıdır. Belediyenin faaliyetlerini haberleştirmek, ilan almanın şartı hâline getirilmemeli; eleştirel yayın yapan kuruluşlar da sırf eleştirdikleri için dışlanmamalıdır.
Asıl mesele koltuk değil, yönetim anlayışı
Fatma Kaplan Hürriyet bir gün hukuki sürecin sonucunda görevine döner mi, dönmez mi, bunu zaman gösterecek. Göreve iade edilmesi hâlinde belediyedeki koltuğuna dönmesinin hukuki ve idari koşulları da ilgili kararlarla şekillenecek.
Şimdilik Lütfü Obuz’un yürüttüğü görev, başkanvekilliği görevidir. Bu nedenle atacağı her adımın geçici bir dönemin ötesinde, belediyenin kurumsal sorumlulukları çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.
Obuz, bu süreçte kendisini yalnızca basına yakınlaştıran bir yönetici olarak değil, kamu kaynaklarını adil kullanan, kararlarını şeffaf biçimde açıklayan ve herkesin hakkını gözeten bir isim olarak göstermek zorunda.
Çünkü belediye başkanlığı koltuğu, oturan kişiye göre şekil değiştiren bir makam değildir. O koltukta kimin oturduğundan bağımsız olarak korunması gereken ilkeler vardır.
Emanet koltukta oturmak, emanetin sorumluluğunu taşımayı gerektirir.
Bugün yerel basına dağıtılan ilan ve reklamların yarın hangi ölçütlerle dağıtılacağını da İzmit halkı bilmek ister. Dün eleştirilen uygulama bugün neden değişti? Obuz Efendi!
Yeni yönetimin açıklaması nedir? Harcanan kamu kaynağının karşılığı nasıl ölçülüyor? Obuz Rfendi!
Bu sorulara verilecek açık ve somut yanıtlar, tartışmaları da büyük ölçüde sona erdirecektir.
Unutulmamalı ki belediyeler gelir geçer, yöneticiler değişir, koltuklar el değiştirir. Ama kamu kaynaklarının hesabını verme sorumluluğu hiçbir zaman değişmez.
İzmit halkı da tam olarak bunu görmek istiyor: Kişilere göre değişen bir anlayış değil, herkese eşit mesafede duran bir belediyecilik.

27 Ekim bugün Gölcük’te 5 kişi vefat etti
