İmsak Vakti a 02:00
Kocaeli AÇIK 31°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Ölürüm, öldürürüm..!

0:00

“Ölürüm, öldürürüm… çalmam, çaldırmam.”

Yaş 48…
Ömrün tam ortasındayım.
Dün vardım, bugün varım… yarın var mıyım, onu da yalnızca Allah bilir.

Ben bu hayata savrularak gelmedim.
Bir inancın, bir terbiyenin, bir duruşun içinden geldim.

İslamiyet ile yoğruldum.
Milliyetçi bir ruhla büyüdüm.
Allah korkusunu kalbime, kul hakkını çizgime yazdım.

Hayat bana en baştan şunu öğretti:
Eğilmeyeceksin.
Haksızlığa boyun eğmeyeceksin.
Çalmayacaksın, çaldırmayacaksın.

Hatta öyle ki;
Gün gelir de bir hak söz konusu olursa, öz evladıma bile torpil yapmam dedim.
Çünkü adalet, önce en yakınına karşı sınanır.

Bu şiarla yaşadım.

Yıllar geçti…
Birçok işte çalıştım, birçok ortam gördüm.
İnsan tanıdım, düzen gördüm, kirli ilişkiler gördüm.

Her gittiğim yerde aynı şey söylendi:
“Duruşlu adam.”
“Efendi adam.”
“Güvenilir adam.”

Takdir edildim;
Ama hiçbir zaman yükseltilmedim.

Çünkü bu düzenin görünmeyen bir şartı vardı:

Yükselmek için eğilmek gerekiyordu.
Susmak gerekiyordu.

Görmezden gelmek gerekiyordu.
Bazen de yanlışın bir parçası olmak gerekiyordu.

Ben bunların hiçbirini yapmadım.

Yapmam da…

Stratejik yerlerde olabilirdim.
Yetki sahibi olabilirdim.
İmza atan, yön veren biri olabilirdim.

Ama bunun bir bedeli vardı:
Kendimden vazgeçmek.

Ben o bedeli ödemedim,
Kendimden de vazgeçmedim.

Bugün geriye dönüp baktığımda şunu çok net görüyorum:

Bu memlekette dürüstlük takdir ediliyor, ama ödüllendirilmiyor.
Ahlak alkışlanıyor, ama yükseltilmiyor.

Çünkü sistem başka türlü işliyor.

Eğilenler yükseliyor.
Susmayı bilenler büyüyor.
Haksızlığa göz yumanlar yol alıyor.

Dik duranlar mı?

Onlar hep “iyi insan” olarak kalıyor, ama hiçbir zaman “güçlü” olmalarına izin verilmiyor.

Ben bir yerlere gelemediysem,
bu benim yetersizliğim değil.
Bu, bu düzenin apaçık bir özeti.

Bugün sadece kendi hikâyemi anlatmıyorum.
Aslında bugünün fotoğrafını çekiyorum.

Siyasette de böyle…
İş hayatında da böyle…
Sokakta da böyle…

Kötüler köşeleri tutmuş.
Dürüstler ise hâlâ ayakta kalmanın mücadelesini veriyor.

Ve en acısı ne biliyor musunuz?

Bu artık istisna değil,
Bu, sistemin ta kendisi olmuş.

Ben bugün varım.
Yarın yokum.

Herkes gibi bu dünyadan geçip gideceğim.

Ama bir şeyi çok net biliyorum:
Ne harama el uzattım,
Ne birinin hakkını yedim,
Ne de eğildim.

Belki makamım olmadı,
Ama başım hep dik oldu.

Belki gücüm olmadı,
Ama vicdanım hep rahat oldu.

Ve bugün geldiğimiz noktada şunu üzülerek söylüyorum:

Eğer bu düzen böyle devam ederse ki; durum onu gösteriyor edecek.!
Yarınlar bugünden daha ağır olacak.

Çünkü dürüstlerin yükselmediği bir yerde
adalet kök salmaz.

Adaletin olmadığı yerde ise
gelecek kurulmaz…

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli
Tüm Yorumlar (1)

Sıradaki haber:

KOÜ eski Dekanı hayatını kaybetti

HIZLI YORUM YAP

WhatsApp İhbar