İmsak Vakti a 02:00
Kocaeli AÇIK 31°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Murat Örnek

Murat Örnek

20 Ekim 2026 Salı

Ben Utanıyorum…!

Ben Utanıyorum…!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Dün, takvimde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü yazıyor. Ama içimden kutlama yapmak gelmiyor. Çünkü utanıyorum.

Daha üç gün önce bir kadını daha koruyamadık. Her gün bir haber, her gün bir ocak daha sönüyor.

Bir kadının, bir annenin, bir kızın toprağa düştüğü bir memlekette çıkıp da süslü sözlerle “Kadınlar gününüz kutlu olsun” demek, benim vicdanıma artık ağır geliyor.

Bir de işin başka bir tarafı var;
Kısa zaman önce evladını, kardeşini, annesini bir cinayete kurban veren aileler var.

Bugün memlekette kutlamalar yapılırken, o evlerin içinde nasıl bir sessizlik olduğunu düşünmeden edemiyorum.

Bir tarafta salonlarda alkışlar,
Bir tarafta ise yeni kazılmış bir mezarın başında duran bir aile.

Bir tarafta çiçekler,
Bir tarafta gözyaşı.

İşte bu yüzden insanın içi rahat etmiyor.

Ben kendimi bu toplumun bir ferdi olarak sorumlu hissediyorum. Çünkü bu topraklarda bir kadın öldürülüyorsa, hepimizin payı vardır.

Sessiz kalan da suçludur, görmezden gelen de.

Bugün mikrofonu kapıp nutuk atanlara bakıyorum. Salonlarda alkış, kürsülerde süslü cümleler. Lakin; sokakta kadının can güvenliği yok.

O yüzden kusura bakmasın hiç kimse.!
Benim içime hiç sinmiyor.

“Bizim inancımızda kadın bir emanettir”

Peygamber Efendimiz “Kadınlar size Allah’ın emanetidir” diye öğüt vermiş.
Ama biz bu emaneti koruyamıyorsak,
Koruyamadığımız bir emanetin gününüde kutlamak bana göre züldür.

Kadını koruyamayıp sahneye çıkıp nutuk atmak, Kadınların gözyaşı kurumadan çiçek dağıtmak. Bu iş bana hiç samimi gelmiyor.

Biz ülkücü bir terbiyeyle büyüdük.
Bizde kadın; anadır, bacıdır, namustur.
Bizim töremizde kadına el kalkmaz.
El kaldıranın da eli kırılır, toplumdan dışlanır.

Bugün gerçekten bir şey yapmak isteyen varsa, şunu bilmek gerekir:

Bir kadının korkmadan sokakta yürüyebildiği bir memleket, bir annenin evladını korkmadan büyütebildiği bir düzen, kadına el kaldıranın cezasının yanına kâr kalmadığı bir adalet..

İşte o günler geldiğinde
kutlamaların da bir anlamı olur.

Ama bugün…

Her gün bir kadının toprağa verildiği bir yerde
benim dilim “kutlu olsun” demeye varmıyor.

Çünkü biz emaneti koruyamadık.
Ve emanete sahip çıkamayan bir milletin
kutlama yapmaktan önce
kendine çeki düzen vermesi gerektiğini düşünüyorum.

Çünkü bir tarafta kutlama yapılırken, diğer tarafta bir kadının mezarı başında ağlayan ailesi varsa; o gün bayram değil, insanlık için utanç günüdür..

WhatsApp İhbar