02:00
24 Ekim 2026 Cumartesi
Yaşlılar Haftası münasebetiyle bugün yaşlılarımızı ziyaret ettim; Sadece bir kapıdan içeri girmedim aslında, bir ömrün içine girdim.
Bugün güçlü olan yarın zayıf düşer.
Bugün hızlı yürüyen yarın bastona tutunur.
Bugün konuşan, anlatan yarın sessizce dinler.
Hayat dediğiniz şey, aslında bir yolculuk.
Ve o yolun sonunda hepimiz aynı durağa varacağız; “yaşlılık”
Şimdi bir köşede sessizce oturan o amcalara, o teyzelere iyice bir bakın.
Ellerindeki titreme, yüzlerindeki çizgiler sadece bir yaş değil. Bir ömürlük emek, sabır, mücadele.
Belki savaş gördüler, yokluk gördüler, evlat büyüttüler.
Şimdi ise tek istekleri var, hatırlanmak.
Ama biz ne yapıyoruz?
Yanlarından geçiyoruz.
Seslerini duymuyoruz.
Hatta çoğu zaman yük gibi görüyoruz.
Oysa unuttuğumuz bir şey var;
Biz de yaşlanacağız.
Biz de bir gün kapıdan içeri giren birini bekleyeceğiz.
Bir “nasılsın” kelimesine hasret kalacağız.
Yaşlılık; zayıflık değil, olası bir hayattır.
Yaşlı insan; yük değil, yaşayan bir hatıradır.
Bugün elini tutmadığımız o eller, yarın bizim ellerimiz olacak. Bugün yüzüne bakmadığımız o gözler, yarın bizim gözlerimiz olacak.
Yaşlılar Haftası sadece bir hatırlatma değil.
Bir yüzleşmedir aslında.
Kendimizle ve geleceğimizle…
Gelin, bugün bir kapı çalın.
Bir hal hatır sorun.
Bir gönül alın.
Çünkü yarın kapının çalınmasını bekleyen siz olacaksınız.
Allah bizleri; yaşlısına saygı duyan, büyüğünü unutmayan, merhametini kaybetmeyen kullardan eylesin.