02:00
05 Eylül 2026 Cumartesi
Rüzgâr nereden esiyorsa o tarafa savrulan bir toplum olduk.!
Bu ülkede istikrar yok kardeşim.
Üç ay sonra ne dinleyeceğiz, neyi alkışlayacağız, kime övgü dizeceğiz belli değil.
Daha düne kadar “hav hav”diye şarkı söyleyen bir toplumduk. Her yerdeydi, dilden dileydi, gündemdeydi.
Bugün ise başka bir genç çıktı, “ey sevgili” dedi, bir kitle oraya döndü ve yön değişti.

Yarın ne olacak ?
Kimse bilmiyor. Allah kerim!
Ama mesele şarkı değil.
Mesele yön.
Sürekli yön değiştiren bir toplum olduk.
Rüzgâr nereden eserse oraya konumlandık.
Girdaba kapılmışız ve savruluyoruz farkında bile değiliz..
Bugün alkış, yarın linç.
Bugün kahraman, yarın hain.
Bu normal değil, anormal bir durum!
Ben Müslümanım.
İslam savrulma dini değil.
Rüzgâra göre şekil alma dini hiç değil.
Müslüman dediğin kişinin çizgisi olur.
Duruşu olur, istikameti olur.
Bugün böyleyim, yarın başka.
Bugün bunu savunurum, yarın tersini.
Bu duruş değil, bu omurgasızlıktır.
Her esen rüzgârla yön değiştiren toplum,
kendi yönünü kaybeder.
Kendi aklını kaybeder.
Kendi kimliğini kaybeder.
Sorun şarkı değil.
Sorun tartışılan bu suni gündemde değil.
Sorun kafa.
Sorun istikamet.
Rüzgârla yürüyen toplum,
gelecek kuramaz.
Bizim ihtiyacımız yeni şarkılar değil.
Yeni akımlar değil.
Yeni gündemler değil.
Bizim ihtiyacımız:
duruş,
istikrar,
omurga.
Ve; müslümana yaraşır bir şekilde yaşamaktır.