02:00
07 Eylül 2026 Pazartesi
Milliyetçi Hareket Partisinde; lider teşkilat doktrin vardır. öyle kafamıza göre karar alacağımız, makamdan aldığımız güçle insan harcayacağımız, kibirle hareket edip gerçek dava adamlarını susturacağımız bir yer değildir.
Burası; ayak oyunlarıyla has ülkücüleri sindireceğimiz, kırk yılını bu davaya vermiş adamları köşeye iteceğimiz bir yapı hiç değildir.
Kimse oturduğu koltuğun gücüne güvenip kendini dokunulmaz sanmasın.
Çünkü o rüzgâr bir gün tersine döner, bugün yukarıdan bakan yarın ayaklar altında kalır.
Bu hareketin bir omurgası vardır. O omurganın adı da has ülkücülerdir.
Bugün kalkıp yıllardır bu davanın içinde olan adamların ayağını kaydırmaya çalışanlar, kulis yapanlar, fitneyle adam harcamaya uğraşanlar önce dönüp aynaya baksın.
Ülkücü, ülkücünün kuyusunu kazmaz!
Türkücü, ülkücünün kuyusunu kazar o kazdığı kuyuda da kendisi boğulur.
Bir ülkücüyü saf dışı bırakmaya çalışanların ülkücülüğü sorgulanmalıdır.
Çünkü gerçek ülkücü bilir ki; KURT’TAN KURBAN OLMAZ.
Bu hareketi ayakta tutanlar; zor günde ortada olanlar, hiçbir menfaat beklemeden duranlar, sefa zamanı değil cefa zamanı yanında olanlardır.
Dışarıdan gelen bugün gelir, yarın geldiği gibi gider.
Ama bir has ülkücü KOLAY KOLAY yetişmez.
Bir has ülkücü, bin devşirmeye bedeldir.
Çünkü has ülkücünün bir kökü vardır, geçmişi vardır, ödediği bedeller vardır.
Kırk kişiysek kırkımız da birbirini bilir.
Kim davanın adamı, kim rüzgârın adamı çok iyi biliriz.
O yüzden gerçek ülkücüler birbirini yemek yerine birbirine sahip çıkmalıdır.
Bir ülkücüyü harcamak, bir ülkücünün kanını akıtmak, bir ülkücüyü saf dışı bırakmaya çalışmak bu davaya yapılacak en büyük ihanettir.
Bunun hesabı da günü geldiğinde ağır olur.
Çünkü bu hareket; kulisle değil sadakatle, menfaatle değil omurgayla bugünlere geldi.
Sel gider, kum kalır…
Ama gerçek ülkücüler dün de buradaydı, bugün de burada, yarın da burada olacak.
Bu hareket; devşirmelerle değil, omurgalı ülkücülerle ayakta kalacak.
Bugün de, yarın da, hep böyle olacak..