İmsak Vakti a 02:00
Kocaeli AÇIK 31°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
  • Kocaeli Yazar
  • Genel
  • Mehmet Dalgıç’ın yazısı: Bir deprem sadece yeri değil, hatıraları da sarsar

Mehmet Dalgıç’ın yazısı: Bir deprem sadece yeri değil, hatıraları da sarsar

0:00

Bugün Şanlıurfa’dan gelen deprem haberiyle yüreğim bir kez daha sıkıştı.

Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde meydana gelen 5,4 büyüklüğündeki deprem, çevre illerde de hissedildi. İlk bilgilere göre can kaybı, yaralanma ve yıkım yaşanmadığı bildirildi.

Ama depremi yaşayan bilir…

O birkaç saniye, insana yıllar öncesini yeniden yaşatır.

Çünkü biz 1999 Marmara Depremi’ni yaşadık.

O günleri unutmadık.

Gecenin sessizliğini yaran o korkunç sesleri, insanların çaresizliğini, sokaklarda sabahlayan aileleri, enkaz başında umutla bekleyenleri unutmadık.
Bir evin yıkılmasının sadece duvarların yıkılması olmadığını öğrendik.
Bir evin içinde hayatlar vardı.

Anneler vardı, babalar vardı, çocuklar vardı.

Hayaller vardı..
Ve bir deprem, bütün bunları birkaç saniyede yerle bir edebiliyordu.
Bu yüzden bugün Şanlıurfa’daki deprem haberini okurken sadece “5,4 büyüklüğünde deprem” diye bakamıyorum.

Ben o rakamın arkasındaki korkuyu hissediyorum.

Telefonuna sarılıp ailesini arayan insanı düşünüyorum.

Çocuğuna sarılan anneyi…
Sokağa çıkan yaşlıyı…
“Evimiz sağlam mı?” diye duvarlara bakan insanı…

Ve en önemlisi, depremi yaşayan herkesin o birkaç saniyede aklından geçenleri..

Çünkü deprem sadece toprağı sallamaz.
İnsanın hafızasını da sallar.

1999’dan sonra hepimiz deprem gerçeğiyle yaşamayı öğrendik. Ama zaman geçtikçe bazı acıları unutuyor, bazı dersleri erteliyoruz.

Oysa deprem bize her defasında aynı şeyi söylüyor:

Hazırlıklı olun.

Binalarımızı sorgulayalım

Ailelerimizle afet planlarımızı yapalım.
Çocuklarımıza deprem anında ne yapmaları gerektiğini öğretelim.
Ve en önemlisi, depremi sadece olduğunda hatırlamayalım.
Bugün Şanlıurfa’da yaşayan vatandaşlarımızın korkusunu yüreğimizde hissediyoruz.
Ben 1999’u yaşayan biri olarak onların ne hissettiğini çok iyi anlıyorum.
Rabbim ülkemizi, milletimizi her türlü afetten korusun.

Şanlıurfa’da depremi yaşayan tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun.
Dileğimiz, bu kez korkunun acıya dönüşmemesi…

Ve bir kez daha söylüyorum:
Depremi unutmayalım.

Çünkü deprem unutmaz.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli
Tüm Yorumlar (2)

Sıradaki haber:

Fransa Milli Takımı Kocaeli’ye geldi

HIZLI YORUM YAP

WhatsApp İhbar