İmsak Vakti a 02:00
Kocaeli AÇIK 31°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
  • Kocaeli Yazar
  • Genel
  • Serdar Özkardeş’in yazısı: Beşiktaş’ın mücadelesi iyi, oyunu kötü, golleri güzeldi!!!

Serdar Özkardeş’in yazısı: Beşiktaş’ın mücadelesi iyi, oyunu kötü, golleri güzeldi!!!

0:00

Beşiktaş taraftarı için bazı maçlar vardır; bitiş düdüğü çaldığında insan hem gurur duyar hem de kendi kendine sorar: “Bu maçı neden kazanamadık?”

Crystal Palace karşılaşması tam da böyle bir geceydi.

Karşımızda Avrupa tecrübesi olan, geçen senenin Konferans Ligi şampiyonu, fiziksel mücadeleden kaçmayan ve boş alanları değerlendirmeyi bilen bir İngiliz takımı vardı.

Rakip Crystal Palace, Brighton Maçı ilk 11’ne göre 3 değişiklikle sahaya çıkarken, Beşiktaş’ın hocası Vincenzo Italiano ise Trabzonspor maçından farklı olarak ilk 11’e 8 tane farklı oyuncuyla çıktı.

Avrupa Ligi maçına bu kadar rotasyonlu bir kadroyla çıkmak elbette ki Beşiktaş’ın işini zora soktu.

Birbiriyle aynı anda oynama alışkanlığı olmayan oyunculardan kurulu bir kadro organize olmakta zorlandı ve rakibin tehlikeli pozisyonlar bulmasına neden oldu. Normalde bu kadro ile Türkiye Kupası’nda alt liglerden bir takıma karşı çıksan anlarım ama Premier Lig temsilcisi bir takım karşısında böyle bir kadro ile çıkmak işleri Beşiktaş adına zora sokan bir detay oldu.

Tüm bu olumsuzluklara rağmen ilk yarının uzatma dakikalarında Salih Özcan’ın bizlere Xavi’yi hatırlatan defansın arkasına attığı uzun klas pasını Ndidi’nin güzel kontrolü ve kaliteli bitiriciliğiyle devre arasına 1-0 önde gidilmesi Beşiktaş adına ilk yarının en olumlu olayıydı. Ancak ilk yarı skoruna aldanıp ikinci yarıya önlem almadan giren Vincenzo Italiano nasıl bir hataya düştüğünü peş peşe gelen rakip takım golleriyle anlamış olacak ki dakika 64’te Murillo ve Olaitan değişiklikleri ile maçın kontrolünü eline aldı. İkinci yarının ilk on dakikasında yaşananlar, Beşiktaş’ın hâlâ çözmesi gereken sorunları gözler önüne serdi. Beş dakika içinde değişen skor, yalnızca iki golün hikâyesi değildi. Aynı zamanda takımın oyun içindeki dengesinin ne kadar çabuk bozulabildiğinin de göstergesiydi.
Bir takımın hücum ederken cesur olması değerlidir. Fakat cesaret ile kontrolsüzlük arasındaki çizgi çok incedir. Beşiktaş’ın bu çizgiyi daha iyi koruması gerekiyor.

Çünkü büyük takım olmak, yalnızca rakibe gol atmak değil; rakibin seni nasıl cezalandıracağını önceden görebilmektir.

İşte bu yüzden Crystal Palace maçında savunmanın geriden oyun kurarken aldığı riskler, orta saha ile savunma arasındaki mesafe ve top kaybından sonraki reaksiyon üzerinde özellikle durulmalı. Beşiktaş’ın topa yüzde 59 oranında sahip olması güzel bir veri. Fakat rakibin daha fazla şut çekmesi ve daha fazla isabet bulması, topa sahip olmanın tek başına yeterli olmadığını gösteriyor.

Sonra sahneye Junior Olaitan çıktı.
Olaitan’ın 73. dakikada attığı gol, maçın en değerli anlarından biriydi. Çünkü o golde yalnızca iyi bir vuruş değil, takımın teslim olmayı reddeden tarafı da vardı. Skor 1-2’ye geldiğinde tribünlerin ve takımın üzerinde oluşabilecek baskı, bu golle yeniden umuda dönüştü.

Olaitan’ın performansı ayrıca teknik heyete önemli bir mesaj veriyor: Maçın gidişatını değiştirebilecek oyuncuların doğru zamanda kullanılması, sezonun geri kalanında belirleyici olabilir.
Ancak bu olumlu tabloyu Ümit Akdağ’ın kırmızı kartını görmezden gelerek tamamlayamayız. Böyle maçlarda disiplin, taktik kadar önemlidir. Rakibe sertlik göstermek başka, takımını kritik bir anda eksik bırakmak başkadır. Avrupa seviyesinde küçük görünen kararlar, puanların kaderini belirler.
Yine de Beşiktaş’ın on kişi kaldıktan sonra skoru korumasını küçümsememek gerekir. Rakip yeniden öne geçemedi ve siyah-beyazlılar Avrupa’daki yenilmezliğini sürdürdü.
Peki, 2-2 iyi bir sonuç mu?

Bence cevap iki parçalı.
Mücadele açısından evet; oyun kontrolü açısından hayır. Beşiktaş, güçlü bir rakibe karşı iki kez skor üretmeyi ve geriye düştükten sonra maça dönmeyi başardı. Buna karşılık ikinci yarının başındaki savunma hataları, galibiyet fırsatının elden kaçmasına neden oldu.
Crystal Palace Teknik Direktörü Pierre Sage’in de işaret ettiği konsantrasyon kayıpları, iki takımın da bedel ödediği anlar oldu. Aradaki fark, Beşiktaş’ın Olaitan sayesinde bir kez daha geri dönebilmesiydi.

Bu beraberlikten çıkarılacak en önemli ders şu: Beşiktaş’ın karakteri umut veriyor; ancak karakter, taktik disiplinin yerine geçemez. Avrupa’da ilerlemek isteyen bir takımın hem mücadele etmesi hem de maçın kritik bölümlerini doğru oynaması gerekiyor.

Beşiktaş, Palace karşısında yenilmedi. Bu önemli. Ama bir sonraki adım, bu tür maçları yalnızca kurtarmak değil, kazanmayı öğrenmek olmalı.
Çünkü Beşiktaş taraftarının istediği yalnızca mücadele eden bir takım değil; mücadelesini üç puanla taçlandıran bir takım.

Tabii ki Italiano Hoca futbolcuların durumlarını bizlerden daha iyi biliyordur ama bu kadar rotasyonla sahaya çıkmanın hata olduğunu o da maç içerisinde anlamıştır. En azından savunma bloğunu bozmadan sahaya çıksaydı rahat kazanılabilecek maçı bu denli zora sokmamış olurdu. Dün akşam Beşiktaş nispeten as kadrosuyla maça çıksaydı rahat bir skorla maçı kazanırdı diye düşünüyorum.

Maç sonunda Beşiktaş %59 ile topla oynayan, %83 isabetli pas yapan ve 0,69 gol beklentisi ile rakibinin önünde istatistik rakamları ortaya koysa da ceza sahası içerisinde rakibe oranla daha az topla buluşması rotasyonlu kadronun ne kadar yetersiz kaldığının sonucudur. Maçın hakemi Hollandalı Danny Makkelie uyguladığı avantaj pozisyonlarıyla ve maçın akmasını sağlayan tutumuyla maçın öne çıkan isimleri arasındaydı. Bu tip hakemleri ligimizdeki hakemlerin izlemesi ve feyz alması gerekir.

Dün akşam maçın kazananı susmak bilmeyen, hiç durmadan takımını destekleyen Beşiktaş taraftarıdır. Maçtan önce yapılan koreografi de ulusal basında bir hayli yer aldı. Emeği geçen herkesi tebrik etmek lazım.

Bu Kartal’ın kanat çırpacak gücü var. Şimdi mesele, o gücü doksan dakikaya yayabilmek.

XXX

Bir diğer temsilcimiz Trabzonspor’u da İskoç ekibi Hearts karşısında aldığı 2-0’lık galibiyetten dolayı tebrik etmek lazım. Ben Trabzonspor’un bu konsantrasyonunu bozmazsa Konferans Liginde çok başarılı olacağını hatta finale çıkabileceğini düşünüyorum. Bunu da ilerleyen süreçte takip edip göreceğiz.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Kocaeli’de D-100 ve D-130’da bunu yaptıysanız yandınız

HIZLI YORUM YAP

WhatsApp İhbar