02:00
BEN YILLARIN SİYASETÇİSİYİM, ANKETLERE DEĞİL SOKAĞA BAKARIM!
Şu bunu demiş, bu bunu demiş umrumda bile değil;
Kimin kayığına binerse onun küreğini çeken anketçiler, yalaka haberciler ne anlatırsa anlatsın. Ben sokağa bakarım, insanları dinlerim, sahada ne görüyorum ona bakarım.
Son bir aydır AK Parti’den CHP’ye, MHP’den Yeniden Refah’a, Saadet’ten Anahtar Partisi’ne kadar farklı siyasi görüşlerden insanlarla oturdum, sohbet ettim. Hatta partisini gözü kapalı savunan insanlarla bile konuştum. Benim gördüğüm tablo, siyasette ciddi bir değişimin yaşandığını gösteriyor.
Yıllar önce AK Parti için ölürüm diyenlerin bugün tam tersini savunduğunu gördüm. Üstelik bunlar sıradan insanlar değil; bugün bile yönetimlerde görev alan isimler. İsim veremem ama gördüğümü de anlatmadan geçemem.
CHP’de ciddi bir kan kaybı var. Yıllarca CHP’yi savunanların bir kısmının Yeni Partiye yöneldiğini, bir kısmının AK Parti’ye geçtiğini, bir kısmının da siyasetten koptuğunu görüyorum. Öyle bir tablo oluşabilir ki CHP’nin yüzde 2’yi bile geçemeyeceği bir sonuçla karşılaşabiliriz.
MHP’de de konuştuğum birçok arkadaşımın başka bir partiye oy vermek yerine sandığa gitmeyeceğini söylemesi dikkat çekici. Yani mesele sadece kimin hangi partiye geçeceği değil; sandığa küsen, oy kullanmaktan vazgeçen ciddi bir kitle de var.
AK Parti tarafında ise eskiden olduğu gibi koşulsuz bir bağlılık görmüyorum. Bugün bazı insanlar, “Ben AK Partili değilim, Recep Tayyip Erdoğan’a oy veriyorum” diyor. Bu bile başlı başına çok şey anlatıyor.
Şimdi çıkıp anketlerle kimse kendini kandırmasın. Benim yaptığım bilimsel bir anket değil, bir aylık saha gözlemi. Ama şunu net söylüyorum: İnsanların fikri değişiyor, partilere olan güven sarsılıyor, yılların siyasi dengeleri bozuluyor.
Bu seçimler çok şeyi değiştirecek. Bugün hesap yapanlar, yarın sandıktan çıkan sonuç karşısında şaşkına dönebilir. Çünkü siyasetçinin gerçek karnesini anketçiler değil, sandık verir!

Kocaeli’de sel mağdurlarına fatura desteği
