02:00
Okul bölgelerine ve kalabalığın olduğu stratejik merkezlere polis noktaları ve karakollar kurulmalı.
Örneğin geçmişte bulunan İzmit Bekirpaşa Karakolu gibi…
Karakol varken bölgedeki suç oranlarına bir bakın, karakol yokken oluşan suç oranlarına bir bakın. Aradaki fark zaten her şeyi anlatıyor. Her ilçede stratejik bölgelere karakollar kurulması artık bir ihtiyaç hâline gelmiştir.
Son günlerde peş peşe gelen iki haber, aslında büyüyen bir sorunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Önce Şanlıurfa’dan gelen haber…
Bir lise öğrencisi okula giriyor, yaşanan saldırıda bir kişi hayatını kaybediyor, çok sayıda kişi yaralanıyor. Ardından bugün Kocaeli’nin Körfez ilçesinde okul önünde çıkan tartışma, bir öğrencinin kesici aletle yaralanmasıyla sonuçlanıyor.
İki farklı şehir, iki farklı olay… Ama aynı endişe.
Okul kapılarında artık sadece zil sesi duyulmuyor; zaman zaman kavga, şiddet ve korku haberleri de duyuluyor. Oysa okullar çocukların güven içinde eğitim alması gereken yerlerdir.
Bu noktada artık şu soruyu açıkça sormak gerekiyor: Okul çevrelerinde güvenlik yeterli mi?
Son yıllarda binlerce bekçi alındı. Ama vatandaşın sıkça dile getirdiği bir konu var; Bekçilerin sahada daha görünür olması gerektiği. Çünkü güvenliğin en önemli unsurlarından biri caydırıcılıktır. Bir güvenlik görevlisinin varlığı, çoğu zaman bir olayın daha başlamadan bitmesini sağlar.
Bu nedenle özellikle okul çevrelerinde güvenlik planlarının yeniden ele alınması gerekiyor. Büyük okulların bulunduğu bölgelerde polis devriyeleri artırılmalı, giriş çıkış saatlerinde bekçi ve polis ekipleri aktif şekilde görev yapmalıdır.
Benzer şekilde şehir merkezlerinde de hızlı müdahale noktalarının oluşturulması önemli bir ihtiyaç hâline gelmiştir. Kalabalığın yoğun olduğu caddelerde küçük polis noktaları veya karakollar, olaylara anında müdahale imkânı sağlayabilir.
Örneğin İzmit’te Fethiye Caddesi gibi yoğun alanlarda kurulacak küçük bir polis noktası hem caydırıcılık oluşturur hem de güven duygusunu artırır.
Unutulmaması gereken bir gerçek var: Güvenlik sadece suç olduktan sonra değil, suç oluşmadan önce sağlanmalıdır.
Nitekim kısa süre önce Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde yaşanan olay bunun ne kadar ciddi bir mesele olduğunu bir kez daha gösterdi. Bir lise öğrencisinin okula girerek gerçekleştirdiği saldırıda bir kişi hayatını kaybetti, 16 kişi yaralandı.
Böylesi olaylar bize gösteriyor ki güvenlik sadece bir şehirle ya da bir bölgeyle ilgili değildir; bu mesele artık ülke genelinde ele alınması gereken bir konudur.
Türkiye güçlü bir devlettir. Ancak güvenliğin güçlü olması için sahada görünür olması da gerekir. Bekçiler, polisler ve güvenlik güçleri vatandaşın yanında, sokakta ve özellikle gençlerin bulunduğu alanlarda daha aktif şekilde görev almalıdır.
Okul çevrelerinde kurulacak güvenlik noktaları sadece kavga ve şiddet olaylarını önlemekle kalmaz. Aynı zamanda okul çevrelerinde oluşabilecek uyuşturucu satışı, gençleri hedef alan çeteler ve suç örgütlerinin de önüne geçilmesinde büyük rol oynar. Güvenlik güçlerinin görünür olduğu yerlerde suç örgütleri barınamaz.
Çünkü mesele sadece bir kavganın önüne geçmek değildir.
Mesele; çocukların okula giderken kendini güvende hissettiği, ailelerin evlatlarını gönül rahatlığıyla okula gönderdiği bir düzeni sağlamaktır..

İzmit’te anne adaylarına gebelik eğitimi
