02:00
Gazetecilik sadece haber yazmak, fotoğraf çekmek ya da bir gazetede görev yapmak değildir. Gazetecilik aynı zamanda mesleğe, meslektaşlarına ve meslek örgütlerine sahip çıkmaktır.
Bugün Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti üzerine birkaç söz söylemek istiyorum.
Açık konuşayım; yıllardır bu mesleğin içindeyim. Bir dönem Bizim Kocaeli Gazetesi Haber Merkezi’nde, ardından Çağdaş Kocaeli Gazetesi, Hedef Kocaeli Gazetesi ve Ses Kocaeli Gazetesi’nde sorumlu yazı işleri müdürlüğü görevlerinde bulundum. Halen Kocaeliyazar.com‘un sorumlu yazı işleri müdürlüğünü yürütüyorum.
Yaklaşık 20 yıl boyunca SGK primlerim fikir işçisi statüsünde yatırıldı. Yani gazeteciliği sadece bir unvan olarak taşımadım, bu mesleğin içinde yıllarımı verdim.
Bütün bunlara rağmen Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti’ne üye olmak için başvurmama karşın üyeliğim kabul edilmedi.
Nedenini hâlâ bilmiyorum. Açıkçası bu durum beni üzdü.
Ancak üyeliğim kabul edilmedi diye cemiyetime sırtımı dönmedim. Görev yaptığım gazetelerde cemiyetin haberlerine, açıklamalarına ve etkinliklerine her zaman yer verdim. Çünkü orası benim de meslek örgütüm olarak gördüğüm bir kurumdu. Hiçbir zaman küskünlük beslemedim, sahiplenmekten vazgeçmedim.
Gelelim bugüne…
Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti’nde bir seçim süreci yaşandı. Üyeler tercihlerini yaptı ve Hüseyin Öziri başkanlığında yeni bir dönem başladı. Öncelikle seçim sonucuna saygı duymak gerekir. Çünkü seçimler bunun için yapılır. Herkes tercihini ortaya koyar, kazanan da kaybeden de bu iradeye saygı gösterir.
Ancak seçim sonrasında bazı gazeteci arkadaşlarımızın istifa yoluna gitmeye başladığını görüyorum. Bana göre bu doğru bir tutum değil.
Elbette eleştiri yapılmalı, yanlışlar dile getirilmeli, eksiklikler konuşulmalı. Hatta yeni yönetime karşı muhalif olmak da en doğal haktır. Fakat bunların yolu kurumdan kopmak, kapıyı çekip gitmek olmamalı.
Unutulmamalı ki cemiyetler kişilerin değil, mesleğin ortak çatısıdır. Bugün bir isim başkandır, yarın başka bir isim gelir. Yönetimler değişir, seçimler yenilenir. Ama kurumlar yaşamaya devam eder.
Makamlar gelip geçicidir, kurumlar kalıcıdır.
Benim cemiyete üyeliğim kabul edilmedi diye bugün çıkıp kuruma sırtımı dönmem ne kadar yanlışsa, seçimde istediği sonucu alamayan arkadaşlarımızın da istifa ederek cemiyetten uzaklaşması o kadar yanlıştır.
Asıl mesele, seçimden sonra da aynı çatı altında kalabilmek, farklı düşüncelere rağmen mesleki dayanışmayı sürdürebilmektir.
Yeni başkan Hüseyin Öziri’ye de bir çağrım var: Cemiyeti sadece üyelerinin değil, Kocaeli’de gazetecilik yapan herkesin kendisini ait hissedebileceği bir kurum haline getirmek için adımlar atılmalı.
Üyelik süreçleri şeffaf olmalı…
Meslektaşlar arasında ayrım gözetilmemeli, kapılar gazetecilere açık tutulmalı.
Ben hâlâ aynı düşüncedeyim. Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti bu kentin gazetecilerinin ortak evidir. O evin güçlü olması hepimizin yararınadır.
Kırgınlıklar olabilir, fikir ayrılıkları yaşanabilir, seçimler kaybedilebilir. Ama meslek dayanışması kaybedilmemeli.
Çünkü gazetecilikte asıl mesele koltuk değil, mesleğe ve meslektaşına sahip çıkabilmektir.

Dün Galatasaray kazandı, bugün de Fenerbahçe kazansın
